29 Nisan 2026 Çarşamba

HAVZA VE ULUSAL AİDİYET BİLİNCİ

Havzasal yaşamın kendine münhasır sınırı ve sırları vardır. 

Havza yağış-yaşam alanlarının, havza fanusunun toprak, su, hava, ve enerjisinin, kendine münhasır/özel pH ve iç-termodinamik değerleri vardır.  

Fizik anlamda, havza canlılarının, "havza yağış-yaşam alanı","havza fanusu" içerisinde yaşamda kalması klasik fizik yasaların "ilm-i sabiteleri" ile mümkündür diyorum...

Metafizik anlamda, atom altı kuantik alanında, görünmez alemin, vakum boşluğunda, bahsi edilen "esir madde" si içerisinde; havza canlılarının “havza morfik/morfogenetik alanında","ruh-zihin-beden" üçleminde, içleminde yaşamda kalmaları, metafizik yasaların "ilm-i sabiteleri" ile mümkündür diyorum…

Havza canlılarının alışkanlıkları ve içgüdüsel olarak duyu organları ile kodlayıp oluşturduğu; havza manyetik ortamına sundığı kodlanmış psişiklerin; morfik/morfogenetik alanlarda bütün olarak korunduğu, saklandığı, kodlanmış duyumları, ses-ışık-olarak, dış-fizik-metafizik alemde "morfik alanlar"da bedenimizin dışında toplu olarak biriktiği var sayılıyor olabilir mi?

Varsayılan bireysel ve toplumsal bilinç, bilinçdışılık ve kollektif bilinçdışılık gerektirir; “havza aidiyet bilinci”ni gerektirir. Havza akarsuyunun, havzanın olgulaşmış bütünsel bilinci vardır diyorum...

Havzanın pH değerleri ve iç-termodinamiğinin yasaları; havzasal yaşam içinde, havzasal fanus içinde öznel-nesnel değerderi "fizik-metafizik ilm-i sabiteler/bilimsel yasalar"la çalışır.

Havza akarsuyu, toprağı, havzasının kendine münhasır ardışık. döngüsel, sıralı  devingen pH değerleri vardır, ısıl dengesi/iç-termodinamiği vardır...

Bu değerler havzada yaşayan mikro ve makro canlılar için hayatidir. Havza mikro-makrobiyomu ve mikro-makrobiyatası bu şartlarda olgulaşır, hayat bulur diyorum.

Asli/doğal enerji kaynağımız, doğal hareket kaynağımızın menşeyi güneşdir...

Güneşten aldığımız enerji ile kalıtımsal "gen ifadesin’ den kaynaklı iç-güdüsel hareketlerinizi, hücrelerimizde ürettiğimiz ATP-mitokondriyal enerjimiz ile yaşamımızı idame ettiririz...

Gen, genom, epigenetik, morfogenetik ve enformatik ilm-i sabitelerden kaynaklı içgüdüsel davranışlarımız, havza sınırları, havza fanusu içerisinde kendine aittir, kendine münhasırdır. 

Tüm ilm-i sabiteler, bilimsel değerler “havza aidiyet şuuru/bilinci/psişiği” oluşturur, olgulaştırır...

Kalıtımsal "gen ifadesinden" kaynaklı doğal "havza aidiyet bilinci"," ulusal aidiyet bilincini" de kapsama alanına alır...

Havza fanusu içerisindeki hareketlilik, güneşten aldığı doğal enerji ile yarı kapalı havza yaşam-yağış alanlarında devinim ardışık, döngüsel, sıralı ve devinerek devam eder; bu nedenledir ki havza canlıları yaşamda kalır ve neslini devamını, genleri üzerinden kalıtımsal olarak devam ettirirler…

Havzaya ait tüm maddi-manevi; zahiri-batini bilgilerin kaydı, kalıtımı havza fanusu/havza “morfik alanı” içerisinde kalır; “havza morfogenetiği", “havza enformatiği”,” havzasal yaşamın sırları”dır.

Havzasal yaşamın sırları Moleküler Biyologlar, Biyogenetik Muhendisleri tarafından "havza bazında " çözümlenmelidir diyorum...

Organizmanın yaşamında, havza akarsuyu pH değeri ve havzanın termodinamiği; havza yaşam-yağış alanlarında; hem istatiksel hem de kalıtımsal olarak statik, dinamik yaşamsal öneme sahiptir.

Havza kültürünün, havza fanusunu, pH’ı nın, ısıl dengesi/ termodinamiğinin bozulması; organizmaların hücrelerinden başlayarak, tüm havza habitatının bütününü/holistiğini fragtal büyümesini etkiler.

Havza kültürünü, kültünü hücresel ve havzasal bazda etkileyerek, olum-olumsuz yönde olgulaşan, yeni nesil, kalıtımsal epigenetik, mutad mutasyonlara sebep olur diyorum.

Moleküler Biyologlar çalışmalarını havza bazında yapmaları gerekir diyorum!... Daha isabetli olur...

Havzada kurulu regülasyon blokajları/HES ler havza canlılarının; hücresel ve bedensel ruk-zihin-beden vücut/varlık  bütünlüğünü de bozar....

Bedensel ve hücresel yapısı yapısı bozulan canlıların, kültürel yapıları, kültü, sosyolojisi de bozulur ve yaşamını idame ettirmesi, hayatta kalması güçleşir!...

Beslenme alışkanlıklarını değişir, neslini devam ettirmesi zorlaşır!...

Geçmişte güçlü devasa yaratılmışlar olmasına rağmen, dinazorlar, mamutlar dünyamızdan yok olmuşlardır, nesli tükenmiş sayısız canlıların fosilleri ile karşılaşıyoruz... 

Yer altından bulup de ürettiğimiz "karbon yakıtlar", nesli tükenmiş bitki ve hayvanların  izleridir.

Günümüzde, karekteristik iklime, meterolojiye sahip havzalarımızın, çeşitli doğal ve insanların yarattığı yapay afetler ile  "pH değeri ve iç- termodinamiğini" bozulduğu içindir ki havzalarımızda nesli kesilen yaratıkların, yaşamdan kopmuş, yeryüzünden silinmesine, kaybolmasına neden olunmuştur...

Aydınlanmış batı (!) emperyalist kapitalist küresel "sermaye sınıfı" cihana hükümran olduğu süre içinde tüm havzalarda doğal yaşamın kökünü kazıdı kazımaya devam ediyor; örgütlenmiş, havza sakini emekçiler, "işçi sınıfı" bu yok oluşa engel olacak tek güçtür... 

21 yüzyılın sosyolojisi, sınırları doğada yaratanı tarafından belirlenmiş havza yaşam-yağış alanlarında, havza fanusu içerisinde, "havza aidiyet bilinci"  ile örgütlenmiş, havza sakini emekçilerin "havza işçi devleti" olarak oluşacaktır.

Emperyalist küresel kapitalist sistem, içinde bulunduğu "yapay devletin" işleyişini bozduğu için yıkılacak. "Adalet mülkün temelidir " özdeyişi; sermaye sınıfının "mülkünü"  koruyordu. 

Sermaye sınıfının "mülkünü" koruyan, mülkün harcı, "adalet" harcı ile garılmıştır...

Sermaye sınıfı, adaleti suistimal ederek, "devletin işleyişini" bozdu ve sermaye sınıfı kendi güvenliğini ortadan kaldırdı, kendi koyduğu "hukuki" kuralları, kendisi çiğnedi....

Filistin, Ukrayna, Sudan, Libya'da ve diğer tüm yapay devletlerde tüm insani değerleri toprağa gömerek, üstünde tepinerek çiğnedi, "Epstein Dosyaları" ile çocuk eti yiyerek, çocuk kanı içerek, çocukları istismarı ederek çiğnedi!...

"Wahşi-şahsi, yamyam, vampir, küresel emperyalist kapitalist sistem" ömrünü tamamladı; doğdu, büyüdü, yoz-yaşadı, yozlaştı ve devrini tamamladı. Yıkılacak!...

Çözülmüş işçi devletleri: Rusya ve Çin, yeni sosyolojik yapılanması, "devlet kapitalizmi" ile  yeni cihan hakimiyetine evrilirken; nihai yenlikçi sosyolojiyi...

Havza sakini emekçiler, yenilikçi sosyolojik devrimlerini: "havza işçi devleti" yapılanmasını, günü ve zamanı geldiğinde 21. yüzyıl içerisinde "havzada ortak yaşamı" oluşturmak zorunda kalacaklardır...

 

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI

TELİF HAKLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 

İLİM EDEBİYAT ESERLERİNE İLİŞKİN KAYIT-TESCİL BELGES

Doğrulama Kodu : 7a61a8b3-b08c-4ac3-ad8c-9b4bdaab4883

Kayıt-Tescil No: 2021-5453

Kayıt-Tescil Tarihi:28.09.2021

r.keklikci23@gmail.com ;   havzaiscidevleti.blogspot.com  ;  @Havza_Devleti